Hep Çok Özel… Çok Güzel / Kalburabastı

Kalburabastı / İlk Tadışta Aşk

Eskiden,  -en azından bizim evimizde- şimdiki gibi öyle her gün tatlı yapılmazdı. Yapılsa da çok ağır kremalı, yağlı, hazır malzemeler kullanılan şeyler değil. Yemeğin arkasından daha çok muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlılar; yemeğin yanında ise kompostolar, hoşaflar… Şerbetli tatlılar arada sırada, özel günlerde ve tabii ki bayramlarda olurdu. Daha önce söyledim mi, bilmem ama ben şerbetli tatlılar içinde en çok cevizli tel kadayıfı severim. İyi kızarmış ve şerbeti iyi ayarlanmış olursa, yemeye hiç doyamam. Kadayıfı severim sevmesine ama hemen söyleyeyim kalburabastının da çok özel bir yeri vardır. Hele içi ceviz dolu ve kıyır kıyır ağızda dağılırsa, bayılırım…

Aslında bilirsiniz, bazı tatlılarda olduğu gibi, kalburabastının da olmazsa olmazı, küllü su… Ama odun sobaları olmadığı için artık, maalesef, yapmak mümkün olmuyor. Onun yerine kabartma tozu, karbonat, bazen de maden suyu kullanıyoruz mecburen… İdare ediyor. Ancak kalburabastının bir diğer olmazsa olmazı da ‘kalbur’ bence… E, adı üstünde, kalbura basılacak. Annemin tarhana geçirdiği, bazı şeyler elediği ve kalburabastı yaptığı bağırsak kirişli kalburu kaybedince ben, kendime çok kızıp, bir süre rende, elek, süzgeç gibi aletlerle kalburabastı yapmayı denedim. Ama olmadı. Tarhana yaptığımda robottan geçiriyorum; çok güzel oluyor. Ama bunda hiçbiri kalburun yerini tutmadı; şeklini veremedi. Yani, idare etmedi. Neyse ki bir gün, İzmir’de (Alaçatı mıydı yoksa?) bir antikacı/eskici de gördüm… Dükkan sahibi duvara süs diye asmış, öylece duruyor. Öyle sevindim ki ben görünce kalburu, adam şaşırdı… Hatta, geçmiş gün unuttum ama galiba, başka bazı şeylerin yanında, para bile almadı… Şimdi gözümün içi gibi bakıyorum. Aman, varsa kalburunuz, sakın sakın kaybetmeyin. Yerini hiçbir şey tutmuyor. 🙂

KALBURABASTI

2 su bardağı sıvı yağ

1 su bardağı süt

1 paket kabartma tozu

1 çimdik tuz

Ceviz

Alabildiğince un

Şerbet/

4 su bardağı şeker

3 su bardağı su

Bir kaşık limon suyu

 

Hamuru karıştırın. Elinizle avuç içi kadar kalburun üstünde açın. Cevizi koyup, kıvırıp kapatın. Cevizleri ufalamayın. Ben, annemden gördüğüm gibi, dövmeden, yarım yarım koydum. Dişe dokunsun. Yağladığınız tepside üstü kızarana kadar pişirin… Önceden hazırlayıp soğuttunuz şerbeti hemen dökün.

Afiyetle,

 

Reklamlar